"Bağlantı Hatası" oyuncularından zorbalık ve Z kuşağı değerlendirmesi
Akran zorbalığını konu alan "Bağlantı Hatası" filminin başrol oyuncuları Belçim Bilgin ve Onur Tuna, Habertürk'e özel röportaj verdi. İkili, empati kuramamanın ve iletişimsizliğin çağın en büyük hastalığı olduğunu belirterek, sosyal medyanın zorbalığı meşrulaştırdığını ve Z kuşağının dış dünyanın manipülasyonuna maruz kaldığını vurguladı. Oyuncular ayrıca meslek hayatlarında uğradıkları zorbalıkları, sosyal medyanın oyunculuğa etkisini ve "oyunculuk kutsal bir meslek mi" tartışmasını değerlendirdi.
Akran zorbalığını ve aile içi dinamikleri konu alan "Bağlantı Hatası" filmi 31 Ekim'de gösterime girdi.
Belçim Bilgin ve Onur Tuna'nın başrollerini paylaştığı yapımda, ebeveynlerin çocuk yetiştirirken ne kadar iyi rol model oldukları sorgulanıyor.
Gökçen Usta'nın yönettiği film, zorbalığın okulda değil ailede başladığı mottosuyla dikkat çekiyor.
Çağın en büyük hastalığı: Empati eksikliği
Belçim Bilgin, empati kuramamanın ve iletişimsizliğin çağın en büyük hastalığı olduğunu vurguladı.
"Zorbalık meselesinin, bu çağın en büyük hastalığı olduğunu düşünüyorum. Filmin izleyicilere bir ayna görevi görmesini umuyorum" dedi.
Onur Tuna ise teknoloji ile birlikte nesiller arasında ciddi kopukluk oluştuğunu ve herkesin kendi çocuğunun kahramanı olmak istediğini belirtti.
Z kuşağı manipülasyona maruz kalıyor
Onur Tuna, Z kuşağını eleştirmeden önce "Bunu neden yaptı?" sorusunu sormak gerektiğini ifade etti.
"Dış dünyanın manipülasyonu Z kuşağını daha fazla etkiliyor. Çocukları çok suçlayamıyorum çünkü bunu oynatan yetişkinler var. 15 yaşındaki bir çocuğa 'sen sorunlusun' diyemeyiz, bunu söyleyen sorunludur" dedi.
Sosyal medya zorbalığı meşrulaştırıyor
Belçim Bilgin, sosyal medyanın zorbalık dilini meşrulaştırdığını söyledi.
"İnsanların kendilerini bir topluluğa ait hissetme güdüsüyle aşağılama, alay etme dili popüler hale geldi. Sosyal medya, insanın insana yabancılaşmasında çok büyük bir etken" ifadelerini kullandı.
Eğitim sisteminde bu konuya yönelik derslerin olması gerektiğini vurguladı.
Dijital kuşağa rehberlik yapamıyoruz
Bilgin, Z kuşağının dijital çağın çocukları olduğunu belirterek, "Onlara doğru araçları verecek rehberlik yapacak donanıma sahip miyiz? Kendimi hep bu konuda sorguluyorum. Teknolojiyle çok bütünleşmiş haldeler, bu insanı insan yapan değerlerden yabancılaşmaya neden oluyor" dedi.
İkisi de zorbalığa uğradı
Belçim Bilgin, okul yıllarında sınıfta "en çirkini, en güzeli" gibi listeler yapıldığını ve farklılık gösterdiği için zorbalığa uğradığını anlattı.
Onur Tuna ise kendini en çok kendinin zorbaladığını söyledi:
"Zorbalanmamak için 'o güruha nasıl dahil olabilirim' ararken yaşadığım anksiyete, kendime yaptığım en büyük zorbalıktı."
Meslek hayatında da zorbalık var
Belçim Bilgin, meslek hayatında da önyargılı ve incitmeye yönelik yorumlarla karşılaştığını ancak mesleğe olan aşkının daha büyük olduğunu söyledi.
Onur Tuna, usta-çırak ilişkisinde potansiyelinin bastırıldığı anlar yaşadığını ancak buna saygı duyduğunu belirtti.
Sosyal medyanın oyunculuğa etkisi
Belçim Bilgin, oyuncuların gizli kalmasının mitsel bir hal yarattığını ancak şimdi herkesin her haliyle ortada olduğunun altını çizdi.
Onur Tuna, sosyal medyanın popülarizm yarattığını ama iyi oyuncu olmaya etkisi olmadığını vurguladı:
"Sosyal medyayı çok iyi kullanabilirsiniz ama bunun içinde saçmalamak da var."
Oyunculuk kutsal mı tartışması
Son günlerde tartışılan "oyunculuk kutsal bir meslek mi" sorusuna Belçim Bilgin, kutsallığın bireysel bağla ilişkili olduğunu söyledi.
Onur Tuna ise kutsallığın göreceli bir kavram olduğunu belirterek, "Öğretmenlik benim için kutsal, oyunculuk da benim için kutsal ama biri 'değildir' dediğinde saygı duyuyorum" dedi.
Yorumlar 0
Habere düşünceni bırak, yanıtlarla sohbeti devam ettir.
Yorum yapabilmek ve yanıt verebilmek için giriş yapın.