Sındırgı ve Simav'dan İstanbul'a uzanan sismik uyarı
Ege Bölgesi'ndeki Simav ve Sındırgı faylarında yaşanan yoğun deprem fırtınası, Gelenbe Fayı'nın bariyer görevi görmesi ve magmatik/hidrotermal faaliyetler ile ilişkilendiriliyor. Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen'e göre, 11 bini aşan artçı sayısı ile bölge, enerjiyi küçük sarsıntılarla boşaltmaya çalışıyor. Bülent Özmen, depremlerin sığ olmasını ve Ege'deki levha hareketlerini ise, Simav'daki son 5.5 büyüklüğündeki sarsıntının dahi binlerce kilometre uzaktaki İstanbul'da hissedilmesinin temel nedeni olarak açıkladı.
Ege Bölgesi'nde, özellikle Simav ve Sındırgı faylarında alışılmadık derecede yoğun bir sismik hareketlilik yaşanıyor.
İki ay önce Sındırgı Fayı'nın batı ucunda meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin artçıları hala devam ederken, 28 Eylül'de Simav Fayı'nın doğusunda 5.5 büyüklüğünde yeni bir deprem kaydedildi.
Bu art arda gelen sarsıntılar, bölgenin sismik gerilimini ve potansiyel tehlikesini yeniden gündeme getirdi.
Simav'ın geçmişte (2011'de 5.9) yıkıcı depremler yaşadığı biliniyor.
Artçıların bitmeme sebebi: Faylar arası bariyer etkisi ve jeotermal süreçler
Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, Sındırgı'da 11 bini aşan artçı sayısının "normalin oldukça üzerinde" olduğunu belirtiyor. Bu yoğunluğun nedenleri arasında:
- Gelenbe Fayı'nın 'bariyer' görevi görmesi: Gerilimin yayılmasını engelleyerek enerjiyi belli bir bölgede tutması.
- Magmatik sokulumlar ve hidrotermal aktiviteler: Yer kabuğundaki çatlaklardan çıkan sıcak su akışlarının kabuğu genişletmesi ve küçük depremleri tetiklemesi.
Bu durum, bölgedeki birikmiş enerjinin küçük artçılarla kademeli olarak boşaltılmaya çalışıldığını gösteriyor.
Depremlerin sığ olması ve İstanbul'da hissedilmesi
Türkiye'deki depremler, 60 kilometreye kadar olan derinlikte gerçekleştiği için "sığ deprem" sınıfına giriyor.
Simav ve Sındırgı'daki gibi odak noktası 10 kilometreden az olan depremler, yüzeye yakın olmaları nedeniyle dar alanda daha şiddetli, ancak daha geniş alanda da hissedilebilir.
Ege Bölgesi'nin tektonik yapısı, Anadolu levhasının batıya doğru hareketi ve Afrika levhasının Ege'yi çekmesi sonucunda kuzey-güney yönünde genişliyor.
Bu durum, yer kabuğunun daha sığ ve ince olmasına neden olarak hem depremlerin yüzeye yakın olmasını hem de sarsıntıların daha geniş alanlara, hatta İstanbul'a kadar ulaşarak hissedilmesini mümkün kılıyor.
Yorumlar 0
Habere düşünceni bırak, yanıtlarla sohbeti devam ettir.
Yorum yapabilmek ve yanıt verebilmek için giriş yapın.