Erzincan'da 5 büyüklüğünde deprem: 242 yıldır sessiz kalan fay endişe veriyor
6 Şubat Depremleri'nin yıldönümünde Erzincan'ın Kemah ilçesinde 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi ve bu sarsıntı bölgenin 3 fay hattı arasında kalması nedeniyle endişelere yol açtı. Doç. Dr. Bülent Özmen, Erzincan'ın doğusunda yer alan ve 1784'ten beri büyük deprem üretmeyen Yedisu Segmenti'nin sismik boşluk özelliği taşıdığını ve büyük deprem riski oluşturduğunu belirtti. Son 125 yılda 3 büyük depremle 35 bin kayıp veren Erzincan, Kuzey Anadolu Fayı üzerinde kurulu olması ve zemin özellikleri nedeniyle Türkiye'nin en riskli illerinden biri.
6 Şubat Depremleri'nin yıldönümünde Erzincan'ın Kemah ilçesinde 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Son 125 yılda 3 büyük depremle 35 bin civarında kayıp veren Erzincan'da yaşanan bu sarsıntı, bölgede yeniden endişe yarattı.
Üç fay hattının arasında kalan bölge
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, Kemah'ın Kuzey Anadolu Fayı, Divriği ve Ovacık faylarının tam ortasında kaldığını belirtti.
Bölgede 1939'da 7.9 büyüklüğünde (Türkiye'nin kaydedilen en büyük depremi), 1983 ve 1992'de de yıkıcı depremler yaşanmıştı.
242 yıldır sessiz kalan Yedisu Segmenti
Özmen, asıl tehlikenin Erzincan'dan Bingöl'ün Yedisu ilçesine uzanan 70 km uzunluğundaki Yedisu Segmenti'nde saklı olduğunu vurguladı.
Bu fay parçasında son büyük deprem 1784'te yaşanmış ve 242 yıldır büyük bir sarsıntı olmadığı için sismik boşluk olarak tanımlanıyor.
Özmen, "Büyük bir deprem üretme olasılığı her geçen gün artıyor" dedi.
Haritada fay yok ama deprem var
Dün yaşanan depremin merkez üssünde MTA'nın diri fay haritasında herhangi bir fay çizgisi görünmese de, Özmen bunun Kuzey Anadolu Fay Zonu'na bağlı ikincil bir fayda meydana geldiğini açıkladı.
Yaklaşık 5 km derinlikte oluşan deprem, Erzincan ve çevre illerden hissedildi.
Zemin özellikleri riski artırıyor
Erzincan'ın alüvyon ova üzerine kurulu olması, deprem riskini daha da artıran bir unsur.
Özmen, "Türkiye'de orta büyüklükteki depremler ayda 1 kez meydana gelebiliyor. Bunları deprem risklerinin azaltılması çalışmalarına odaklanmamız gerektiğini hatırlatan uyarıcı depremler olarak düşünmeliyiz" dedi.
Yorumlar 0
Habere düşünceni bırak, yanıtlarla sohbeti devam ettir.
Yorum yapabilmek ve yanıt verebilmek için giriş yapın.