SDG'nin oyaladığı süreç bitti: Suriye'de hızlı zafer
Suriye'de SDG ile entegrasyon müzakereleri sonuçsuz kalınca Şam yönetimi 16 Ocak'ta başlattığı askeri harekâtla 44 saat içinde Deyr Hafir, Meskene, Rakka, Deyrizor ve stratejik barajları ele geçirerek beş büyük zafer elde etti. Operasyonla Türkiye sınırının kontrolü, El Ömer ve Koniko petrol sahaları, Tişrin-Tabka-Baas barajları Suriye ordusunun eline geçerken, terör koridoru ve İsrail'in "Davut Koridoru" planları çöktü. ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın arabuluculuğuyla 18 Ocak'ta 14 maddelik ateşkes ve entegrasyon anlaşması imzalandı, SDG'nin yıllık 3 milyar dolarlık petrol gelirleri Şam'a geçti.
Suriye'de ülke bütünlüğünü sağlama sürecini engelleyen SDG ile müzakereler sonuç vermeyince Şam yönetimi askeri operasyona başladı.
Suriye ordusu 16 Ocak'ta yerel saatle 22.00 sıralarında Fırat Nehri'nin batısındaki Deyr Hafir ve Meskene'ye operasyon başlattığını duyurdu.
İki gün süren harekâtta Rakka ve Deyrizor kontrol altına alınarak 44 saatte beş stratejik zafer kazanıldı.
Ateşkes ve entegrasyon anlaşması güncellendi
2024 Aralık ayında Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Şam yönetiminin en önemli meselesi, ülkenin üçte birini kontrol eden SDG ile anlaşmaya varmaktı.
10 Mart 2025'te imzalanan ilk mutabakat anlaşması muğlak maddeler içeriyordu.
Suriye ordusunun son zaferiyle 18 Ocak akşamı imzalanan 14 maddelik yeni anlaşma, federalizmden uzak merkezi bir yönetimi öngörüyor ve savaş döneminin bittiğini müjdeliyor.
Türkiye sınırı terörden temizleniyor
911 kilometrelik Suriye-Türkiye sınırının kontrolü, yapılan anlaşmayla Şam yönetimine devredildi.
2019'daki Soçi mutabakatı çerçevesinde SDG güçlerinin sınırdan çekilmesi öngörülmüş ancak fiili kontrol devam etmişti.
Yeni anlaşmayla SDG kontrolündeki yüzlerce kilometrelik Türkiye sınırında artık yalnızca Suriye ordusu konuşlanacak.
Ankara, entegrasyon sonrası SDG mensuplarının sınır bölgelerinde görev almasından duyduğu endişeyi dile getirmişti.
Koridor projeleri sona erdi
Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde en öncelikli meselesi, PKK bağlantılı bir örgütün devlet kurmasını engellemekti.
Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekâtlarıyla terör koridoru engellenmişti.
Suriye ordusunun son harekâtıyla bu ihtimal tamamen ortadan kalktı. İsrail'in "azınlıklar ittifakı" stratejisiyle oluşturduğu "Davut Koridoru" planı da çöpe gitti.
Tel Aviv'in güneydeki Dürzi gruplarla kuzeydeki SDG bölgesini birleştirme projesi, SDG'nin etkisiz hale gelmesiyle kâğıt üzerinde kaldı.
Stratejik barajlar ele geçirildi
SDG, Suriye topraklarının üçte birini işgal ederken enerji kaynakları ve tarım arazilerinin yanında su kaynaklarına da el koymuştu.
Halep'teki Tişrin, Rakka'daki Tabka ve Baas barajları örgütün kontrolündeydi.
Halep'teki çatışmalar sırasında Fırat Nehri'nden gelen suyu kesen örgüt, bunu tehdit aracı olarak kullanıyordu.
Suriye ordusu anlaşmanın ardından Menbiç yakınlarındaki Tişrin Barajı'nda da kontrolü sağladı.
Baraj, Fırat Nehri'nin su akışını kontrol ettiği için milyonlarca kişi açısından sulama, içme suyu ve tarım için hayati öneme sahip.
Petrol gelirleri Şam'a geçti
SDG'yi iç savaş boyunca ayakta tutan petrol gelirleri, son operasyonlarla Şam yönetiminin eline geçti.
Suriye ordusunun Deyrizor'u özgürleştirmesiyle ülkenin en büyük petrol sahası olan El Ömer ve Koniko doğalgaz tesislerinde kontrol sağlandı.
Gelirinin yüzde 70'inden fazlasını bu bölgeden elde eden örgüt için bu gelişme sonun başlangıcı oldu.
Günde 80 bin varil üretim kapasiteli El Ömer sahasındaki toplam rezerv 760 milyon varil olarak değerlendiriliyor.
Sadece El Ömer ve Tanak sahasından elde edilecek gelirin yılda 3 milyar doları aşması bekleniyor.
Diplomasi trafiği dengeleri değiştirdi
ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın yoğun diplomasi trafiği, Suriye'deki dengelerin SDG aleyhine dönmesinde etkili oldu.
Barrack, 15 Aralık'ta İsrail'de Netanyahu, 10 Ocak'ta Şam'da Ahmed Şara, 14 Ocak'ta Ankara'da Türk yetkililer ve 17 Ocak'ta Erbil'de Mazlum Abdi ile Mesut Barzani ile görüştü.
Bu görüşmeler sırasında SDG Halep'ten çekilmek zorunda kaldı ve Şara Kürt açılımı kararnamesini yayınladı.
18 Ocak'ta Barrack, ateşkes anlaşmasına varan tarafları tebrik ederek anlaşmanın "birleşik bir Suriye için diyalog yolunu açtığını" söyledi.
Erdoğan'dan Şara'ya tebrik
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahmed Şara ile yaptığı telefon görüşmesinde "Suriye topraklarının terörden tamamen arındırılmasının hem Suriye hem bölgenin tamamı için gerekli olduğunu" ifade etti.
İsrail'in Hermon Dağı'ndan çekilme iddiası
Suriye ve İsrail arasında yeniden başlayan güvenlik anlaşması müzakerelerinde kritik gelişme yaşandığı iddia edildi.
İsrail basınına göre müzakereler, İsrail'in Golan Tepeleri'nde inşa ettiği dokuz karakol ve stratejik Hermon Dağı'ndan çekilmesi karşılığında güvenlik garantileri almasına odaklanmış durumda.
Tarafların İsrail ordusunun Suriye'ye saldırılarının kısıtlanması konusunda prensipte anlaştığı öne sürülüyor.
Yorumlar 0
Habere düşünceni bırak, yanıtlarla sohbeti devam ettir.
Yorum yapabilmek ve yanıt verebilmek için giriş yapın.