Ayşe Barım’dan sektöre sitem: "Bana sahip çıkmadılar"
Gezi Parkı Direnişi suçlamasıyla tutuklanan menajer Ayşe Barım, dizi-film sektörünün kendisine sahip çıkmadığını, “Ömrüm boyunca unutmayacağım” diyerek hayal kırıklığını dile getirdi. Cezaevinde 30 kilo verdiğini, 7 kez bayıldığını ve sağlık sorunlarının ilerlediğini belirterek, “Vücudumda iki patlamaya hazır bomba var” dedi. Osman Kavala ve Memet Ali Alabora ile ilişkisini HTS kayıtlarıyla yalanladı ve sektördeki tekelleşme iddialarını reddetti.
Ayşe Barım, Gezi soruşturması sonrası sektörün sessizliğini eleştirdi ve cezaevi koşullarını anlattı.
"Sektör bana sahip çıkmadı"
Barım, “Sektör bana sahip çıkmadı. Ömrüm boyunca bunu unutmayacağım. O kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşadım ki...” dedi.
Yapımcılara “Lütfen bir açıklama yapın, oyuncuları kimin seçtiğini, dizilerin patronunun kim olduğunu söyleyin” çağrısı yaptığını, ancak kimsenin karışmak istemediğini belirtti.
"Vücudumda patklamaya hazır bomba var"
Barım, “7 kez bayıldım, 30 kilo verdim. Vücudumda bir nevi iki ayrı patlamaya hazır bomba var. Dolayısıyla da iki açıdan da yüksek ölüm riskiyle karşı karşıyayım. Bu hastalıkların sonucu olarak gelen bayılmalarımı hissetmiyorum. Sanki bir anda kalbimde elektrik kesiliyor gibi oluyor. Bunu 7 kez yaşadığım için de ‘Ya uyanamazsam ya geri dönemezsem’ gibi bir kaygı içinde yaşıyorum sürekli. Bu kaygı içinde olmamın temel nedeni ise burada bu hastalıklara müdahale şansı yok” dedi.
Yemeklerin sağlıksız olduğunu, “Kullanılmayan yağlar sağlıksız, kaynar suyla yıkayıp yemeye çalışıyorum ama işe yaramıyor” diye ekledi.
"Aklım almıyor"
Barım, “Büyük bir şok yaşadım, halen de yaşıyorum. İlk göz altına alındığımda ne olduğunu anlayamadım. Beni bir sabaha karşı saat 05.00’te almaya geldiler ve gözaltına alınma gerekçesi olarak ‘TCK 312. maddeyi söylediler. Ben o anda bu kanunun kapsamını dahi bilmiyordum. Bana isnat edilen suçun içeriğini ancak nezaretteki ilk avukat görüşünde öğrenebildim. Yine de tam ne olduğunu bilmek istemedim bir süre. Ben tek başına var olmuş, kendi halinde bir kadınım. Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ‘cebren ve şiddet ile ortadan kaldırmaya’ çalıştığım hangi gerekçeyle, hangi kanıtla iddia edilebilir? Bunu aklım almıyor gerçekten” dedi.
"Fikrimi söylemek suç mu?"
Barım, Osman Kavala ile Gezi’den bir yıl sonra tanıştığını, HTS kayıtlarıyla sabit olduğunu belirterek, “Fatih Akın’ın The Cut filminin tanıtımı için görüştük, aralık 2014’ten sonra hiç görüşmedim” dedi.
Memet Ali Alabora için, “Oyuncular Sendikası başkanıydı, tweet yüzünden tehdit ediliyordu. Metni okuyunca ‘Bunu yapmasanız keşke’ dedim. Fikrimi söylemek suç mu? Zaten iddianamede başka insanların da ‘Aman yapmayın’ dediği var. Ben ne tanık ne şüpheliydim” diye konuştu.
Barım, “Söylentiler üzerine baktırdım, 28 oyuncumuz TRT ve Tabii’deki 25 projede rol almış. Masumlar Apartmanı’nın üç başrolü, Payitaht’ın başrolü ve Mevlâna’nın başrolü bizimle çalışıyor. İddialar doğru değil. Menajer sadece aracıdır” dedi.
Barım, sektördeki tekelleşme iddialarını reddetti; “Neden ben hedefim, anlamıyorum. Mevcut haliyle hukuki açıdan hiçbir açıklaması yok” diye ekledi.
Yorumlar 0
Habere düşünceni bırak, yanıtlarla sohbeti devam ettir.
Yorum yapabilmek ve yanıt verebilmek için giriş yapın.