Erdoğan Gazze anlaşmasının detaylarını açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır'daki Gazze Zirvesi dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunarak Trump, Sisi, Katar Emiri ve kendisinin imzaladığı "Barış Anlaşması"nın detaylarını paylaştı. Erdoğan, Türkiye'nin 350 tır yardım gönderdiğini, Gazze'nin yeniden inşası için AFAD ve diğer kurumlarla çalıştığını belirterek "Bu ateşkesi toplumların vicdanı ve sağduyusu sağlamıştır" dedi. CHP'nin Brüksel'de miting düzenlemesini eleştiren Erdoğan, ayrıca Suriye'deki SDG'nin entegrasyonu ve yerel yönetimlerdeki yolsuzluk soruşturmaları hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi" kapsamında gerçekleştirdiği Mısır ziyaretini tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü.
Erdoğan, dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Soru: Daha önce Hamas ile İsrail arasında pek çok kez ateşkes anlaşması olmuştu ama bugün olan diğerlerinden çok daha farklıydı. İsrail hep ihlal eden taraf oldu. Bu sefer de böyle bir durum olursa nasıl aşılacak?
"Her şeyden önce bu ateşkesin kalıcı olması ve ihlallerin yaşanmaması önemli. İsrail'in ateşkes ihlalleri konusunda sicili kötü. Türkiye, ABD ve diğer ülkeler bu ateşkesin korunması konusunda kararlı. Yeniden soykırıma dönerse bunun bedelinin ağır olacağını İsrail de biliyor. Şimdi daha güçlü ve müşterek bir irade söz konusu. Sayın Trump'ın da öncülüğünü yaptığı bu sürece sahip çıkmaya devam edeceğine inanıyorum. Bu gelişmeler artık sadece bizim değil, birlikte yol yürüdüğümüz ülkelerin ve halkların umudu haline gelmiştir. Hiç kimse eskiye dönülmesine rıza gösteremez. Çünkü bu ateşkesi toplumların vicdanı ve sağduyusu sağlamıştır."
Soru: Türkiye en çok yardım yapan ülke konumunda. Gazze'de neredeyse her şeye ihtiyaç var. Türkiye'nin bu konuda uzun vadeli bir planı var mı?
"Türkiye büyük devlet olmanın ötesinde insanlığın vicdanıdır. İsrail saldırıları devam ederken bile yardımlarımızı bölgeye sevk ettik. Mısır'daki depoları doldurduk. Ateşkesin başladığı günden bu yana toplam 350 tırımız Gazze'ye girdi. Oraya sadece gıda, su, ilaç göndermiyoruz. Aynı zamanda kardeşliği, umudu gönderiyoruz. AFAD'ımızla 10 bin civarında çadırı depolamış durumdayız. Gazze'nin yeniden imarı son derece önemli. Kış gelmeden Gazzelilerin barınma ihtiyaçlarını gidermek için canla başla çalışacağız. Başta Ankara'daki şehir hastanelerimiz olmak üzere yaralıları bu merkezlerimize getirip tedavilerini yapıyoruz."
Soru: Gazze'de bundan sonraki süreç nasıl şekillenecek?
"ABD Başkanı Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Katar Emiri Al Sani ve şahsım dörtlü bir imza uygulaması yaptık. Attığımız bu imzalar sıradan değil. Bu imzalarla artık bu barış iradesi tarihin kayıtlarına girmiş durumda. "Kalıcı Barış ve Refah İçin Trump Anlaşması" başlıklı metinde şu ifadeler yer aldı: "İki yıl aşkın süredir devam eden derin acı ve kayıpları sona erdiren ve bölge için umut, güvenlik ile barış ve refah için ortak bir vizyonla tanımlanan yeni bir sayfa açan Trump Barış Anlaşması'na tüm taraflarca gösterilen tarihi taahhüdü memnuniyetle karşılıyoruz. Kalıcı barışın hem Filistinlilerin hem de İsraillilerin refah içinde yaşayabileceği, temel insan haklarının korunduğu, güvenliklerinin garanti altına alındığı bir sulh olacağı anlayışındayız."
Soru: Gazze'deki görev gücünde Mehmetçik yer alacak mı?
"Görev gücünün yapısına dair değerlendirmeler şu anda devam ediyor. Gazze'de yapılması gereken çok kritik işler var. Gerek inşa gerek ihya konuları önemli. "Kimler bizimle beraber rol üstlenebilir?" konusunu ele aldık. Körfez ülkelerinden Amerika'ya, Avrupa'ya kadar hepsinin burada desteklerini istiyoruz. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın başta olmak üzere arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşecek. Elimizdeki mevcut konteynerleri gerekirse bölgeye sevk edelim dedim. Bu kış mevsiminde konteynırlarla onları daha farklı bir imkana kavuşturmuş olalım diye düşünüyoruz."
Soru: İsrail'e güven olmayacağını vurguladınız. Bir ihlal olursa İsrail'i anlaşmada kalmaya zorlamak için bir mekanizma kurulabilir mi?
"İnşallah Gazze'de şu an itibarıyla çatışmalar sona ermiş durumda. Bunun Sayın Trump tarafından ilan edilmiş olması çok önemli. Bu işin birinci derecede takipçisi Sayın Trump olacak. En son ayrılırken "Bu süreçte bana ne düşüyorsa telefonla irtibatlarımızı kuralım ve bu telefon diplomasimizi ihmal etmeyelim" dedi. Sayın Trump ile kurduğumuz bu diplomasi çok önemli. Mısır'da bir araya gelen tüm ülkeler, bu huzur ikliminin güvencesi olacaktır.
Soru: Bu tarihi zirve İsrail'in saldırganlığına, işgalci tutumlarına set çekebilecek nitelikte mi?
"Yıllardır süren İsrail saldırganlığına, işgal politikalarına artık "dur" demek için bu Zirve'deydik. Gazze tecrübesi İsrail'e saldırganlıkla bir yere varamayacağını açıkça gösterdi. Hamas'ın direniş iradesinin kırılmadığını da gördüler. Gazze halkı 70 bine yakın şehit verdi ama işgale, soykırıma teslim olmadı. İsrail komşularını işgal ederek hiçbir sonuç elde edemez. Ateşkesle birlikte uluslararası toplumun görevi bitmedi, yeni başladı. Gazze'nin yanında daha güçlü durmaya devam etmeliyiz. Soykırımın unutulmaması için mücadelemizi sürdürmeliyiz. Türkiye olarak tüm insanlığın vicdanı olmaya devam edeceğiz.
Soru: SDG'nin Suriye ordusuna entegrasyonun yakın zamanda başlayacağı konusunda bilgiler var. Beklentiniz ne?
"Suriye ile her alanda kapsamlı temaslarımız devam ediyor. Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara'yı yalnız bırakmak söz konusu değil. Sık sık SDG'yi yanlış yollara tevessül etmemesi, Suriye'nin birlik ve bütünlüğüne destek olmaları konusunda uyarıyoruz. SDG'nin Suriye ile bütünleşmesinin en kısa zamanda gerçekleşmesi, Suriye'nin kalkınma hamlelerini hızlandıracaktır. Suriye'yi yeniden çatışmaya sürüklemeye çalışanlar ne Kürtlerin ne Dürzilerin ne de Nusayrilerin iyiliğini istiyor. Malazgirt Meydanı'nda söylediğim gibi, yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacak, kendilerine başka hamiler arayanlar kaybedecek."
Soru: CHP'nin AP ülkelerine çağrıda bulunması ve Brüksel'de miting düzenlemesi Türkiye'nin itibarını zedeleme çabası olarak değerlendirilebilir mi?
Arkadaşlar CHP bizi şaşırtmıyor. Geçmişte de kendi halkından bulamadığı karşılığı hep yaban ellerde arardı. Yurt dışına şikayet turları düzenliyorlar. Böyle rezillik olur mu? Biz Sayın Özel'den, Avrupalı Türklerden özür dilemesini beklerdik. Biliyorsunuz 2 ay önce milletvekilleri gurbetçilerimize "zırzop" dedi. CHP yönetiminden bu konuda bir açıklama gelmedi. Sayın Özel Brüksel'e gittiğinde en azından bunun için bir özür dile. Sayın Özel bu erdemi göstermediği gibi yoldaşlarına Türkiye Cumhurbaşkanını yuhalatarak çok daha büyük bir skandala imza attı. Onlar Brüksel'de laf üretirken biz Anadolu'da eser üretiyoruz. Bu hafta sonu 4 gün Rize ve Trabzon'u dolaştık, halkımızla bütünleşmeye devam edeceğiz.
Soru: Bazı belediyelerdeki yolsuzlukların ortaya çıkmasıyla yetki tartışmaları gündemde. Bir düzenleme yapılacak mı?
"Zaten yasalarımızda bu tür yolsuzluklar, çalma, çırpma durumlarıyla ilgili gerekli düzenlemeler var. Yargı tarafından verilmiş herhangi bir yakalama kararı olduğunda yargımız gereğini yapar. Bu yerel yönetimler kanununda da var. Bunlarla ilgili kanunların emri her an yerine gelir ve biz bunların üzerine kesinlikle gideriz. Belediyeler doğrudan millete hizmet etmenin ilk adımıdır. Bu makamlar millete hizmet için vardır; rant, yolsuzluk, israf için değil."
Yorumlar 0
Habere düşünceni bırak, yanıtlarla sohbeti devam ettir.
Yorum yapabilmek ve yanıt verebilmek için giriş yapın.